Hakkımda — Özgür Hecem
Merhaba, ben Özgür Hecem.
Bir devlet hastanesinin laboratuvarında laborant olarak çalışıyorum; mesai dışındaysa yıllardır aynı merakın peşindeyim: “Daha temiz, daha tutarlı, daha güvenilir bir likit deneyimi mümkün mü?”
Bu sayfayı, hem beni tanımanız hem de bu blogda neden bu kadar “detaya” takıldığımı anlatmak için hazırladım.
Bu Hikâye Nasıl Başladı? (2015)
2015’te sigarayı bırakma hedefiyle elektronik sigaraya geçiş yaptım. O dönem e-sigara tarafı bugünkü kadar oturmuş değildi. En büyük problem şuydu:
Düzgün ve güvenilir likite ulaşmak zor, ulaşınca da aynı üründe bile tutarlılık çoğu zaman şans işiydi.
Ben de önce kendim için denemeye başladım. Kısa süre sonra çevremden “Bana da yapar mısın?” talepleri gelince, üretim doğal olarak sadece bir merak olmaktan çıktı; sorumluluğa dönüştü.
2016: Hobi Büyüdü, Üretim Ciddileşti
2016’da talepler artınca daha profesyonel ekipmanlara geçip satış için likit üretimine başladım.
Bu geçiş benim için sadece “daha fazla üretmek” değil, aynı zamanda daha kontrollü ve daha tekrar edilebilir sonuçlar almak demekti.
Likit üretiminde bir noktadan sonra şunu fark ediyorsun:
Tarif kadar, süreç de önemlidir. Özellikle demlenme (steeping) kısmında piyasada dolaşan çok fazla “doğru bilinen yanlış” var.
Facebook Grubu ve Paylaşım Kültürü
Üretim sürecinde öğrendiklerimi, denediklerimi, yanlış giden şeyleri ve doğruya giden yolları saklamak yerine paylaşmayı seçtim. Kurduğum Facebook grubunda, özellikle demleme süreciyle ilgili:
- pratik gözlemlerimi,
- sık yapılan hataları,
- yeni başlayanların kafasını karıştıran detayları
anlatmaya başladım.
Zamanla grup büyüdü, paylaşımlar daha fazla kişiye ulaştı ve bu işin bir “topluluk tarafı” oluştu. Benim için en değerli kısım da bu oldu:
Deneyimin tek kişide kalmaması, paylaşıldıkça daha iyiye gitmesi.
Yaklaşık 100 Tarif: Deney–Yanılma, Not Tutma ve İnce Ayar
Bu süreçte 100’e yakın likit tarifi geliştirdim. Bazısı çok sevildi, bazısı “iyi fikir ama olmadı” diye rafa kalktı.
Tarif geliştirme işi dışarıdan eğlenceli görünür ama işin gerçek tarafı şudur:
- aynı lezzeti tekrar yakalamak,
- farklı cihazlarda performansı takip etmek,
- kullanıcı geri bildirimlerini okuyup “neresi oturmamış?” diye analiz etmek
gerçekten ciddi bir emek ister.
Ben de yıllar içinde bu işi “bir defter düzenine” oturttum: not, ölçüm, geri bildirim, revizyon… tekrar.
2019–2024: OHM Kimya Dönemi (Tedarik Tarafını Görmek)
2019 ile 2024 yılları arasında, hammadde ve aroma tedarik firması olan OHM Kimya’nın kurucu ortağı olarak çalıştım. Bu dönem bana şunu kazandırdı:
Sadece karışımı değil, malzemenin yolculuğunu da görme şansı.
Hammadde/ aroma/ tedarik zinciri gibi konuların, son kullanıcı deneyimine nasıl yansıdığını sahada çok net görüyorsun. Bazı fiyat farklarının, bazı performans farklarının “şişenin içinden” değil, o şişeye gelene kadarki süreçten doğduğunu bu dönemde daha iyi anladım.
Bu Blogda Ne Yapıyorum?
Bu blogda yazdıklarım tek bir kaynaktan çıkmıyor. Ben genelde şöyle çalışıyorum:
- Yurt dışı makaleler ve araştırmalar okurum, not alırım.
- Kullanıcı geri bildirimlerini (yorumlar, deneyimler, sorunlar) ciddiye alırım.
- Kendi üretim ve tedarik tecrübemle bunları harmanlarım.
- Sonra da “insan diliyle” anlatmaya çalışırım.
Yani burada amaç, “herkesin bildiği şeyleri tekrar etmek” değil;
kafa karıştıran konuları sadeleştirmek ve mümkün olduğunca şeffaf anlatmak.
Son Dönemde AI Desteği Kullanıyorum (Şeffaflık)
Evet, son dönemde yazılarımın bazı aşamalarında AI desteği alıyorum. Bunu özellikle belirtmek istedim çünkü bu blogda temel prensibim: şeffaflık.
AI’ı genelde:
- taslak çıkarmak,
- başlık/alt başlık iskeleti kurmak,
- dağınık notları toparlamak
için kullanıyorum.
Ama önemli nokta şu:
Son metin mutlaka benim kontrolümden geçer; deneyim süzgeci, mantık kontrolü ve “gerçek hayatta karşılığı var mı?” filtresi olmadan yayınlamam.
Benim İçin “Kalite” Ne Demek?
Ben “kalite”yi tek bir cümleyle şöyle tanımlarım:
Tutarlılık + şeffaflık + kullanıcı deneyimine saygı.
- Tutarlılık: Aynı üründe “bugün başka, yarın başka” olmaması
- Şeffaflık: Ne yaptığını saklamamak, abartmamak
- Deneyime saygı: Kullanıcıya “deneme tahtası” muamelesi yapmamak
Bu blogun çizgisi de bu.
İletişim / Öneri
Okurken aklına takılan bir şey olursa,
“Şunu da yaz” dediğin bir konu varsa,
ya da sadece fikir paylaşmak istersen…
Bana yazabilirsin. Bu blogu canlı tutan şey, en çok da okurun sorduğu gerçek sorular.
